Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19747 E. 2012/40321 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19747
KARAR NO : 2012/40321
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanıkların katılanın kimlik bilgilerini içerir sahte nüfus cüzdanı ile Gebze 8. Noterliğinden vekaletname çıkararak, bu vekaletnameye istinaden katılana ait taşınmazı tapuda başkasına sattıkları olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun işlenmesinde kamu kurumu niteliğindeki Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan sahte kimlik ve Tapu
Müdürlüğü’nün aracı olarak kullanılması karşısında, bir kamu hizmeti olan noterliğin, 5237 Sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde belirtilen şekilde kamu kurumu niteliğinde olmadığının gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde TCK.nun 61.maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 1000 gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; sanık … … yönünden hükümde yer olan 1000 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı Yasanın 62.maddeleri uygulanması ile adli para cezasının 4 güne indirilmesi, aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 80 TL’ye indirilmesi, sanık … …yönünden hükümde yer olan 1000 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı Yasanın 39/1 ve 62.maddeleri uygulanması ile adli para cezasının 1 güne indirilmesi, aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 20 TL’ye indirilmesi, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.