Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19807 E. 2013/4178 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19807
KARAR NO : 2013/4178
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Uluslarası nakliye firması sahibi olan müştekiye ait … plakalı tırın şoförü olan sanığın, 29.12.2005 tarihinde söz konusu araç ile Irak ülkesine yük götürüp 28.01.2006 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı, 02.02.2006 günü müştekiye ait tır ile Mersin’e gelip tırı müştekiye bilgi vermeden Mersin Orman Bölge Müdürlüğü karşısında bulunan “Sur Tır” garajına park edip araca ait ruhsatı, triptik belgesini, C-2 karnesini, uygunluk belgesi ile iki adet yedek lastiği, kriko ve malzemeleri alarak ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK’nın 61/8.maddesi hükmü karşısında adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında adli para cezası tayin edilirken uygulama maddesi olan 5237 Sayılı TCK’nun 52/2.maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 155/2.maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62/1.maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadesi çıkarılarak yerine “sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 155/2.maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezadan anılan Kanunun 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2.maddesi gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL den olmak üzere sonuç olarak 10 ay hapis ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.