YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19854
KARAR NO : 2013/3950
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın Türk Telekoma borcu nedeni ile hakkında icra takibi yapıldığı, sanığın ona yardımcı olacağını beyan ederek icra müdürlüğüne müracaat ederek borcu taksitlendirdikleri, sonrasında sanığın borcu ödeyeceğini söyleyerek katılandan taksitler halinde 1.200.- TL’yi aldığı, ancak aldığı paraları icra müdürlüğüne yatırmadığı şeklindeki eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş katılanın 06/02/2008 tarihli duruşmadaki katılma talebi hakkında, duruşmada hazır bulunan sanığın bir itirazının bulunmaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen 1 nolu düşünceye katılınmamıştır.
Sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.