YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19857
KARAR NO : 2013/3880
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, … Taşımacılığı Limited Şirketi yetkilisi, katılanın ise … … Makinaları Sanayi Limited Şirketi yetkilisi olduğu, sanığın, katılan şirketten, içine oksijen gazı doldurmak üzere üç adet sanayi tüpü almasına rağmen iade etmediği, böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, şirketin kendisine borcu olması nedeniyle hapis hakkını kullandığını belirttiği, alacakla ilgili sanık tarafından icra takibi başlatıldığı, katılan tarafın davalı sıfatıyla yaptığı itirazdan sonra sanığın itirazın iptali davası açtığı, yapılan yargılama sonunda itirazın iptali ile 1.900 TL alacak yönünden takibin devamına karar verilerek sanığın haklı görüldüğü, Medeni Kanun’un 950. maddesine göre; alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebileceği, zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılacağı, alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın alacağının hangi tarihte muaccel olduğu, tüplerin teslim edildiği tarihte, katılanın böyle bir borcunun bulunup bulunmadığı ve ilgili hukuk mahkemesindeki dosyanın akıbetinin ne olduğunu, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, onaylı bir suretinin dosyaya konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.