YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19921
KARAR NO : 2013/4087
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda ;sanığın , Bursa ili … Sencer polis merkezi amiri olan katılanı arayıp Emniyet Genel Müdürlüğü APK dairesinde emniyet müdürü … olarak tanıtarak şehit çocuğu olan…’in Bursa iline geleceğini ,kendisine yardımcı olunmasını istediğini ilettiği ,daha sonra Bursa’ya gelerek kendisini… olarak tanıtıp katılanın temin ettiği otelde iki gün ücretsiz kaldığı iddia edien olayda ; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, … … adlı şahsın … adını kullanarak çeşitli suçlar işlediğini beyan etmesi, dilekçe ekinde sunulan talimat evrakı fotokopisine göre …’in 18.05.2007 tarihinde Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinde beyanının alındığının, dosya sanığının ise anılan tarihte Bursa Cezaevi’nde tutuklu olarak
bulunduğu, dosyada bulunan sanığa ait parmak izi inceleme raporunda, parmak izlerinin daha önce başka suçlardan yargılanan … …’ye ait olduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; katılan, tanıklar ile sanığın ve … … isimli şahsın aynı ortamda bulundurularak yüzleştirme işlemi yapılması, bunun mümkün olmaması halinde sanık ve … … isimli şahsın cepheden ve yandan çektirilecek fotoğrafları üzerinden usulüne uygun teşhis işlemi yaptırılması, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/03/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.