Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19938 E. 2013/3859 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19938
KARAR NO : 2013/3859
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, bilgisayarında deneme yanılma yöntemini kullanarak internet yolu ile … …’e ait … … şifresini kırmak suretiyle bu kişiye ait … adresini kullanıp kendisini … …’in yerine koyup bu kişi olarak tanıtarak bu kişinin internet ortamında görüştüğü arkadaşı olan şikayetçi …’den kendisine … … kontörü göndermesini istediği, şikayetçi …’nin de görüştüğü kişinin … … olduğunu düşünüp 25 YTL karşılığında satın aldığı … … cep telefonu kontörünün yükleme şifresini internet yolu ile … üzerinden gönderdiği, bu şekilde kontör şifresini temin ederek bu kontörleri kendisi tarafından kullanılan … numaralı cep telefonuna yükleyerek kullandığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanık müdafiinin, 24.03.2008 günlü oturumda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği ve 21.05.2008 günlü son oturumda da önceki savunmalarını tekrar ettiğini bildirdiği halde, sanık lehine takdiri indirim maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda da bir karar verilmesi gerekeceğinin gözetilmemesi,
2)Adli para cezası tayin edilirken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6.maddesine muhalefet edilmesi,
3)Adli para cezası yönünden 5237 sayılı Kanun’nun 58. maddesinin uygulanamayacağının nazara alınmaması,
4) Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması talebinin TCK’ nın 52/4. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.