YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20049
KARAR NO : 2013/4322
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın yaptırdığı inşaata demir almak maksadıyla yanında sanık da varken … … adlı işyerine giderek 535 TL değerinde demir aldığı ve parayı ödediği, demirleri sonradan teslim almak için adı geçen şirketten, arkasında demir aldığını ve ne miktar ödeme yaptığınının yazılı olduğu kartviziti alarak sanıkla birlikte ayrıldıkları, araç ile dönerlerken sanığın yolda indiği ve katılanın cebinden çaldığı bahse konu kartvizit ile adı geçen işyerine giderek, kendisini katılanın gönderdiğini, demirleri almaktan vazgeçtiklerini söyleyerek, kartviziti iade edip parayı geri almak suretiyle hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiği anlaşıldığından, dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.