YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20072
KARAR NO : 2013/5668
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet; Temyiz İsteminin Süre Yönünden Reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere; Av. …’nın kendilerine zorunlu müdafii olarak atandığından haberdar olmayan sanıklara, yokluklarında verilen 01.03.2007 tarihli gerekçeli kararın, sanık …’e 09.07.2007, sanık …’ye ise 30.12.2009 tarihlerinde usulünce tebliğ olunduğu, sanıkların anılan asıl kararı sırasıyla 09.07.2007 ve 05.01.2010 havale tarihli dilekçeleriyle yasal süresi içinde temyiz ettikleri, öte yandan mahkemenin sanık … yönünden verdiği “09.07.2007 tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine” ilişkin “ek kararın” adına görevlendirilen yukarıda adı geçen müdafii tarafından yasal süresi içinde 25.07.2007 havale tarihli dilekçesiyle temyiz edildiği anlaşılmakla; mahkemenin 09.07.2007 tarih ve aynı sayılı “red kararı” kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Telefonla Element Promosyon şirketinden mağdure … ile görüşen sanık …’in kendisini Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde Başkomiser … olarak tanıtması ve ardından Emniyet’in sokak-tinerci çocuklar için yardım kampanyası başlattığını, en az bir makbuz bedeli 200 liranın verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, karşılığında bir polis gazetesi, kaşeli makbuz ve polis basın kartı teslim edileceğini, kartın arabaya yapıştırılması halinde bazı avantajlar sağlayacağını söylemesi, mağdurenin “hesaplarımızı kontrol edelim, müsaitse size dönelim, telefon numaranızı verirmisiniz?” karşılığını alınca, “biz sizi bir saat sonra ararız” deyip telefonu kapatması, bu durumdan kuşku duyan mağdurenin ilgili kurumdan kişiyi sorguladığında öyle birinin çalışmadığını öğrenmesi ve hemen ardından sanığın ikinci kez telefonla aradığında paranın verileceği cevabını alınca fikir-eylem birliği içinde olan diğer sanık …’yi işyerine, şirket adına kesilmiş Fatih Vergi Dairesi’nin 4540091195 mükellef no’sunda kayıtlı Haber Basın-Yayın…Ltd. “tahsilat makbuzu”, “Siyasi ve Mesleki Sorunlar Dergisi-Reklam Anlaşma Taahhütnamesi”, “Osmanlı Devleti Emniyet-i Umumiye” kitabı ile göndermesi ve fakat işyerinde tertibat almış 91-65 kod no’lu sivil ekipçe sanık …’nin makbuz karşılığı parayı tahsil etmek üzereyken yakalanması şeklinde iddia olunan ve gerçekleşen somut olayda;
1-TCK’nın 158/1-d maddesindeki “araç” sözcüğünün anılan bentte sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına ait ilgili kurumda etkin işlevi bulunan maddi varlıkları kapsadığı; sûbuta eren olayda, kamu kurumu olduğunda kuşku bulunmayan Emniyet Müdürlüğü’nün adının hilenin kuvvetlendirilmesi için telefonda zikredilmesi dışında kullanılan bir maddi varlığın sözkonusu olmadığından, sanıkların eylemlerinin TCK’nın 37.maddesi delaletiyle 157, 35.maddelerinde tanımlanan “basit dolandırıcılığa teşebbüs” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde “nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçundan hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ile sanıklar adına görevlerindirilen müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.