YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20161
KARAR NO : 2013/4606
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın … plakalı aracı çalınmadığı halde çalınmış gibi polise ihbarda bulunup sonrasında müşteki sigorta şirketine aracının çalındığından bahisle kasko bedelinin ödenmesi için başvuruda bulunduğu katılan sigorta şirketinin aracın çalınmasına ilişkin bilgi ve belgenin sunulmaması gerekçesi ile sigorta bedelini ödememesi şeklinde gerçekleşen olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın sigorta şirketine başvurusunun bulunmadığını beyan etmesi, sigorta şirketinin 16.07.2007 tarihli yazısında hasar ihbarının yapıldığını ancak kim tarafından yapıldığının belirtilmemesi karşısında;hasar ihbarının kim tarafından ne suretle yapıldığı sorularak yazılı şekilde yapıldı ise başvuru evraklarının örneklerinin istenilerek başvurunun sanık tarafından yapılıp yapılmadığının tespiti ve … plakalı aracın kayıt sahibi Hasan basri yanar’ın tanık olarak dinlenilerek aracın sanığa ait olup olmadığı, hasar ihbarının kim tarafından yapıldığının sorularak; suçla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketinin başlamayacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.