YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20231
KARAR NO : 2013/4614
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi uyarınca itiraz mercii tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden sınırlı olarak inceleme yapabileceği gerektiği gözetilmeksizin hükmün esasına müdahale edilerek, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, itiraz merciinin kararına istinaden mahkemesince yeni bir hüküm kurulması halinde temyiz yasa yolu ile inceleme yapılabileceğinden, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, kayınbiraderi olan sanık …’e evlenecek olması nedeni ile mobilya aldığı, karşılığında, 2.950 TL lik senedi imzalayarak mobilyacı tanık Ahmet’e verdiği, bilahare sanık …’in mobilya almaktan vazgeçtiği senedi katılan olan eniştesine vermek amacı ile mobilyacıdan geri aldığı, suça konu senedin eksik ve boş olan kısımlarının sanık …’in kardeşi olan diğer sanık … tarafından doldurup bu sanıklar tarafından sanık …’e alacağa istinaden verildiği, icra takibi sırasında bu durumun anlaşıldığı böylece sanık …’in dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediği iddia edildiği olayda; sanığın diğer sanıklarla birlikte yüklenen suçları işlendiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.