Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20236 E. 2013/4300 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20236
KARAR NO : 2013/4300
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumunu araç kullanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Duruşmada hazır bulunan sanığa katılma talebine karşı diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmiş ise de aynı oturumda söz hakkı verilen sanığın bu hususa ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi, hükmü temyiz de etmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki katılma kararından evvel sanığa görüşünün sorulmaması nedeniyle CMK.nun 238/3 maddesine muhalefet edilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yaşlı anne ve babasına ait İzmir Karşıyaka salhane mah. 25102 ada 3 parselde bulunan taşınmazı satmak hususunda katılan … ile anlaşmaya vardıkları, bu nedenle 24 Temmuz 2006 günü sanığın anne ve babası İzmir 27. noterliğine getirilerek alıcının kardeşine vekaletname verdiği, taşınmazın satış parasının ödendiği yolunda aralarında bir ibraname ve satış sözleşmesi ismini taşıyan belge imzalandığı, bedeli ödendiği halde bilahare taşınmazın ikinci bir şahsa satılarak tapuda devir işlemlerinin yapıldığı iddia edilerek dolandırıcılık suçundan açılan davada; taraflar arasında yapılan harici anlaşmanın gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, edimlerinin ifa edilip edilmediği hususunun, hukuki itilaf olduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi