YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20260
KARAR NO : 2013/4615
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında suç uydurma suçundan kamu davası açıldığı halde bu suçtan hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulabileceği mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, üzerine kayıtlı … plakalı minibüsün sigorta bedelini almak için suç tarihinde çalındığını belirterek karakola suç ihbarında bulunduğu, bu ihbardan önce sanıkların söz konusu minibüsü sanık …’in bağ evinin önüne gizleyip, lastiklerini ve plakalarını söktükleri, kolluk tarafından söz konusu minübüsün sanıklar tarafından bağ evine getirildiğinin tespit edilmesi üzerine sanık …’in sigorta bedelinin kendisine ödenmesi için sigorta şirketine yaptığı talebinden vazgeçtiği şeklinde gerçekleşen olayda, mahkemece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sigorta bedelinin alınması amacıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
2-Sanık …’in tekerrüre esas alınan sabıkasının 3167 s.y. nın 16/1-3 maddeleri uyarınca verildiği, anılan yasada 6273 s.y. uyarınca yapılan değişiklik karşısında idari nitelikte para cezasına dönüştürülmesi nedeniyle tekerrüre esas sabıka kaydı niteliğinde kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-Sanıkların sabıkasız olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermedikleri dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyecekleri konusunda oluşan kanaat değerlendirilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezalarının ertelenmesine ve CMK.nın 231.maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.