YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20282
KARAR NO : 2013/4611
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın pazar tezgahına müşteri gibi gelen sanığın, bir bayana … alacağını söyleyerek katılandan 10 TL’lik … istediği, ……leri götüreceği bayanda 100 TL olduğunu para üstü olan 90 TL’yi de getirmesini söylerek cevizler ve 90 TL para üstü tanık …’ın elinde olmak üzere bir apartman dairesine girdikleri, burada sanığın tanık …’ın elinden 90 TL’yi alarak tanığı cevizleri vermesi için apartmanın üçüncü katına asansör vasıtasıyla çıkardığı, bu sırada sanığın olay yerinden ayrıldığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, yargılama sırasında dinlenilen tanık …’ın, parayı isteyerek vermediğini, sanığın zorla parayı elinden aldığını beyan etmesi karşısında, eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunda delillerin taktiri ve değerlendirilmesi görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMUK.nun 321-326 maddeleri uyarınca ceza süresi itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 13.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.