Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20297 E. 2013/4829 K. 14.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20297
KARAR NO : 2013/4829
KARAR TARİHİ : 14.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Görevi Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılan … …’ın vekili olarak alacaklı sıfatıyla Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2005/7493 E. sayılı dosyasında diğer katılan … ve bir kısım borçlular aleyhine takipte bulunduğu, bu dosyada fiilen hacizli 06 AE 2663 plakalı araç ile icra dosyası kapsamında olmayan 06 E 2663 plakalı aracın … …’a devri karşılığında takipten feragat edileceğine dair 18.10.2005 tarihli protokolü yaptığı, araçların satışının … … adına noter aracılığı ile gerçekleştirildiği ancak sanığın bu feragat konusunda katılana bilgi vermediği,
Sanığın, 4.800,00 TL bedelli olan bonoyu katılan … … adına tahsil edilmek üzere ondan teslim aldığı halde, ciro ederek alacaklı olarak … …’yı gösterip, bu şahsın vekili olarak Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2005/9125 sayılı takip dosyası ile 21.10.2005 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip gerçekleştirdiği,
Sanığın, katılan … …’ın vekili olarak alacaklı sıfatıyla Ankara 13. İcra Müdürlüğünde bulunan 2005/8111 sayılı takip dosyasını takip ettiği, ancak son işlemin yapıldığı 21.09.2005 tarihinden azledildiği 02.03.2006 tarihine kadar yaklaşık olarak 6 aylık bir süre dosyayı işlemsiz bıraktığı;
Sanığın Ankara 13. icra Müdürlüğünün 2005/7493 E sayılı takip dosyasına borçlu sıfatı bulunan katılan …’a 18.10.2005 tarihli protokol gereğince 24/10/2005 tarihinde 4.000 TL vermesi gerektiği halde ödemede bulunmadığının iddia edildiği olayda;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak,
1-Katılan … …’ın tüm aşamalarda Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nın 2005/7493 E sayılı dosyasında sanık tarafından haricen tahsil edilen paraları almadığını söylemesine rağmen, hükümden sonra mahkemeye verdiği 07/07/2008 havale tarihli dilekçesinde ödemelerin bazılarını hatırlayamadığı için mahkemede verdiği beyanın doğru olmadığını, davaya ilişkin tüm alacaklarını aldığını beyan etmesi karşısında, hüküm kesinleşinceye kadar her türlü iddia ve delilin ileri sürüleceği gözetilerek iddianın araştırılmasının gerektiği anlaşıldığından katılan … …’ın yeniden dinlenerek beyanlarının değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Hükümden sonra 08/12/2010 günü 6086 sayılı kanunla değişik TCK’nun 257/1 maddesi gereğince yeniden takdir ve değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3-Sanığın katılan …’e karşı 18/10/2005 tarihli protokol ve kartvizit arkasına yazdığı imzalı yazı gereğince 4.000 TL vermesi gerektiği halde ödemede bulunmadığı eylemde sanığın bu katılanla bir vekalet ilişkisinin bulunmaması, bir alacak takibi sırasında taraflar arasındaki anlaşmanın hukuki ilişki boyutunda bulunduğu ve emniyeti suistimal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
1-Katılan … …’a yönelik eylemler nedeni ile kurulan hükümde, 07/07/2008 hâkim havale tarihli dilekçesi ile, sanıktan bu davaya ilişkin herhangi bir alacağının olmadığını, sanıktan olan alacağının bu dava ile ilgisi olmayan elden verdiği paraya ilişkin olduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın … …’a yönelik eyleminden aldığı cezada CMK’nun 231 maddesinin uygulanması gerekirken, mağdurun zararının karşılanmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Katılan …’e yönelik eylemler nedeni ile kurulan hükümde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın çok üzerinde tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması ve gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.