YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20301
KARAR NO : 2013/4795
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi İhmal, Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
PTT müdürlüğünde görev yapan sanıklardan … …’ın annesinin 2027 sayılı yasadan yararalandığı, sanık …’ın babasının ölümü nedeni ile annesine …’dan maaş bağlandığı, sanık …’nin annesi için gerçeğe aykırı olarak, sanık …’nın anne ve basanın 2022 sayılı yasa gereği 65 yaşında olmaları nedeni ile maaş aldıkları, sanık …’nun eşinin isteğe bağlı sigortalı olduğu, kızını ise 1995 yılından beri sigortalı olduğu halde sağlık beyannamelerinde bakmakla yükümlü olarak göstererip katılan idarenin aleyhine sağlık ve tedavi hizmetlerniden yararlandırdıkları, sanık …’ın ise sorumlusu olduğu Ula PTT Müdürlüğü adına kamu görevlisi olan çalışanların beyanlarını kontrol etmediğinin iddia edildiği somut olayda, sanıkların beyannamelerinde gösterdikleri anne, baba, eş ve çocuklarının tabi oldukları ilgili sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden yararlanmaya hak kazanacağı ve kurumun herhangi bir zararı söz konusu olmayacağı, sanık …’ın görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilmiş ise de kast unsurunun gerçekleşmemesine göre dolandırıcılık suçunun ve görevi kötüye kullanma suçunun oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.