YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20346
KARAR NO : 2013/5621
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik,dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Somut olayda; Sanık …’nin kendi adına sahte Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Teknolojileri Öğretim Öğretmenliği bölümü mezuniyet belgesini hazırlayarak Dekan Doçent Dr…. olarak imzaladığı, bu belge ile Halk Eğitim merkezi müdürlüğüne başvurarak 2 ay süreyle bilgisayar öğreticisi olarak görev yaptığı, sonrasında aynı belgeyle KPSS’ye girdiği bu sınavdan aldığı sonuçla ve sahte mezuniyet belgesi ile başvurduğu Milli Eğitim Müdürlüğü ile hizmet sözleşmesi imzalayarak 2005-2007 yılları arasında çeşitli okullarda görev yaptığı ve bu süre zarfında maaş ve ek ders ücreti olarak toplam 17.560,07 TL aldığı, sözleşmeli öğretmenlik yapmasının sonucu olarak Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı olarak 1.213,049 TL Hastane, 203,95’TL eczane olmak üzere toplam 1.417,47 TL sağlık yardımından faydalandığı, göreve başladıktan sonra askerlik tehiri için Çarşamba Askerlik Şubesi Başkanlığından 09 Aralık 2002 tarihinde aldığı “Askerlikle ilişiği yoktur” belgesini bilgisayar tarayıcısında tarattıktan sonra 09 Nisan 2007 tarihli olacak şekilde hazırlayarak imzaladığı, bu belgeyi askerlik şubesine gönderme yazısını 10.04.2007 tarihli olarak internet ortamında hazırlayıp Milli Eğitim Müdürü Avni Demir ismini yazıp imzaladığı, bu belgeye eklediği personel kimlik bilgileri formunu da bilgisayar aracılığıyla düzenlediği, askerlik şubesince belirtilen belgelerin sahte olduğunun tespit edildiği ve bu konuda yapılan tahkikat sırasında mezuniyet belgesi ile ilgili sahteliğin de ortaya çıktığının anlaşılması karşısında sanığın eylemlerinin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde “gün para cezası sistemi” kabul edilmiş olup nispi para cezasına yer verilmediğinden, tebliğnamedeki aynı kanun 158/1-e maddesinde öngörülen adli para cezasının nispi para cezası olması nedeniyle zikredilen kanun 43. maddesi ile artırım yapılamayacağına ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın Milli Eğitim Müdürlüğüne verdiği sahte mezuniyet belgesi ve Askerlik Şubesi Başkanlığına verdiği “Askerlikle ilişiği yoktur” belgesi fotokopilerinde noter onayı izleri görülmüş olup emanet makbuzunda da sahte belge aslı ve noter onaylı suretlerinin bulunduğu belirtilmiş olması karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından sanığın belirtilen kurumlara anılan belgelerin noter onaylı suretlerini verip vermediği vermişse noter onayında bir sahtelik bulunup bulunmadığı araştırılarak,
Sanığa yüklenen sahte “mezuniyet belgesi” düzenleyip aslına uygunluğunu notere onaylatmaktan ibaret eyleminde suça konu belgenin Noterlik kanununda belirtilen düzenleme şeklindeki belgelerden olmadığı, Noter tarafından yapılan onay işleminin belge içeriğini kapsamayacağı cihetle noter onay bölümünde herhangi bir sahteciliğin sözkonu olmaması halinde belgenin hukuki niteliğinin değişmeyeceği ve eylemin 5237 sayılı TCK’nun 204/1.maddesinde öngörülen “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.