YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20471
KARAR NO : 2013/5277
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça konu eylemi nedeniyle katılan şirket tarafından iş aktinin feshedildiğine ilişkin ihtarın sanığa tebliğ edildiği 17.10.2005 gününün suç tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan şirkette satış ve pazarlama direktörü olarak çalışan sanığın, katılan şirketin müşterisi olan firmadan şirket alacaklarını muhtelif tarihlerde kendi hesabına yatırtarak tahsil ettiği halde,bu paraları katılan şirkete vermeyerek uhdesinde tuttuğu anlaşıldığından,üzerine atılı suçun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2012 tarih ve 2012/3-97 Esas, 2012/245 karar sayılı kararı çerçevesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan katılanın uğradığı zararın giderilmesi koşulu yerine getirilmediği anlaşıldığından bu hususun tartışılmaması bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.