YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20496
KARAR NO : 2013/5288
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir.
Somut olayda; katılanın aracının camına ilan yapıştırarak satışa çıkarması üzerine sanığın telefonla arayarak araca müşteri olduğu, aracın 4750 TL’ye satışı konusunda anlaştıkları, katılanın noterde satış yapılıp parasını alıncaya kadar teminat olmak üzere sanıktan aynı bedelli senet aldığı, sanığın araç bedelinin noterde ödeneceğine katılanı ikna edip aracı teslim alarak satış için Mehmet Özdemir isimli şahsa vekalet vermesini sağladığı, ancak noterde parayı ödemeyerek bu kez bankaya havale geleceğini söyleyerek katılanı bankaya götürdüğü, burada bir süre oyaladıktan sonra aracı alıp ortadan kaybolduğu olayda, dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluştuğundan tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.