YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20552
KARAR NO : 2013/5296
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … Özel Ambulans isimli firma sahisi olan sanığın, 02.06.2005 tarihinde mağdur …’nin annesi olan …’nin rahatsızlanması üzerine sevk ve idaresindeki ambulans ile Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Araştırma Hastanesine götürdüğü, sanığın taşıma ücreti karşılığında 02.06.2005 tarihli … nolu faturayı düzenleyerek mağdura verdiği, hasta taşıma sırasında doktor refakati olmamasına karşılık düzenlenen faturada 159,00 TL doktor ücretinin de tahakkuk ettirildiği, mağdurun söz konusu faturayı sanığa ödeyip karşılığını almak üzere SSK İl Müdürlüğüne ibraz ettiğinde doktor ücreti olarak tahakkuk ettirilen bedelin mağdura ödenmediği, böylelikle 159,00 TL haksız menfaat temin eden sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun subut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK Kanununun 62. maddesi yerine 765 sayılı Kanunun 59/2. maddesinin gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükmün ikinci fıkrasında yer alan “sanığın TCK’nun 157/1 maddesi uyarınca 120 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına”, üçüncü fıkrasında yer alan “5237 sayılı yasanın 59/2 maddesi gereğince sanığa verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” dördüncü fıkrasında 5237 Sayılı Yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00.YTL den paraya çevrilmek suretiyle sanığın 2.000,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibarelerinin yerine “sanığın TCK’nun 157/1 maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı yasanın 62. maddesi gereğince sanığa verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen 4 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den paraya çevrilerek 80 TL adli para cezasına çevrilmesine,” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.