Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20558 E. 2013/5023 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20558
KARAR NO : 2013/5023
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, şikayetçi …’e üzerinde tarihi motif bulunan bir altın sikke verdiği ve kardeşi olan diğer sanık …’un kayınbabası olan sanık …’de aynı nitelikte 3417 adet daha altın sikkenin bulunduğunu söylediği, bu durumdan diğer şikayetçilerin de haberdar olmaları üzerine altın sikkeleri sanıklardan 100.000 TL’ye almaları konusunda anlaştıkları, sanıkların 20.000 TL kapora istedikleri, 19.01.2007 günü şikayetçi …’nın iki farklı bankadan toplam 20.000 TL para çektiği ve sanıklarla buluştukları, ilk önce …’un, …’yı alarak ileride bekleyen … …’in yanına götürdüğü, burada aracın bagajında bulunan çuvalı …’ya göstererek altınların içinde olduğunu söyledikleri, …’nın altınların sahte olup olmadığını anladıktan sonra parayı vereceğini söylemesi üzerine sanıkların şikayetçilerin yanından ayrıldıkları, …’in tekrar araması üzerine … ve …’in yeniden şikayetçilerin yanına gittikleri ve …’in diğer şikayetçilerin yanında beklemesine karar verdikleri , sonrasında …’un, …’yı köyde bir eve doğru götürdüğü, evin önüne geldiklerinde …’dan 20.000 TL’yi alarak … …’in evi olduğunu söylediği eve doğru paraları bırakıp altınları getirme bahanesiyle gittiği, bir süre sonra dönmemesi üzerine …’nın …’u aradığı, …’un, “paraları ve altınları sayıyoruz, bekle” dediği, bu esnada …’un şikayetçilerin yanında beklemekte olan diğer sanık …’i arayarak yanlarından ayrılmasını istediği, bu şekilde sanıkların paralarla birlikte ortadan kayboldukları sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.