Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20580 E. 2013/5048 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20580
KARAR NO : 2013/5048
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’un diğer sanıklar … ve …’nin babası olduğu, … ve …’nin çocukları olan … ve Medine’yi sağlık yardımından yararlandırmak için kendi nüfusuna kaydettirdiği ve şikayetçi kurum olan SSK‘dan sağlık karnesi alarak usulsüz olarak tedavi ve bakımlarını yaptırdığı, diğer şüpheliler …, …,… ve …‘un da sanık …’un eylemine iştirak ettikleri iddia olunan olayda; sanık … 60 ve eşi …’ nın 55 yaşlarında, en küçük çocuğu… ‘ nin 20 yaşlarında olduğu, 55- 60 yaşlarında olan kişilerin en küçük çocuğu 20 yaşında olmasına rağmen, evlat edinme işlemi olmadığı halde 1992 ve 1993 yıllarında arka arkaya iki çocuğunun olması biyolojik ve sosyolojik olarak mümkün bulunmadığı, sanık …’un biyolojik ve sosyolojik olarak … ve …’ in çocukları olmasının mümkün olmamasına rağmen, sanığın kayıtlı bulunduğu köy muhtarı ve nüfus idaresi personelinin adı geçen kişilerin nüfusa kayıtları sırasında denetim görevleri olmasına rağmen gerekli özeni göstermeyerek, başkasının çocukları olan … ve …’i sanık …’un üzerine kaydetmeleri, aynı konuda SSK. personelince de, belirtilen yükümlülüğü göstermeyerek sağlık karnesi düzenlemeleri, dikkate alındığında dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmadığı yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.