Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20600 E. 2013/5024 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20600
KARAR NO : 2013/5024
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; bir gün önce şikayetçi …’ün sorumlu müdürlüğünü yaptığı Şavak Marketi telefonla arayan ve kendisini Ahmet olarak tanıtan sanığın, marketin genel merkezinden aradığını, yarına kadar 3.475 TL para hazırlaması gerektiğini, bu parayı da sonraki gün Tolga Bulut isimli birisinin gelerek alacağını söylediği, genel merkezi arayarak böyle bir paranın istenmediğini öğrenen şikayetçinin, ertesi gün markete gelip kendisini Tolga olarak tanıtan ve parayı almaya geldiğini söyleyen sanığı yakalayarak polislere teslim ettiği sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “50 gün”, “25 gün”, “20 gün” ve “400 YTL” (20 gün X 20 TL = 400 YTL) adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılaak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün” “1 gün “ve (1 gün X 20 TL = 20 TL) “20 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.