YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20654
KARAR NO : 2013/5009
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa hükmedilen cezanın nev’i ve miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından, sanığın duruşmalı temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili ve Yargıtay’da tanıdıkları olduğunu ve onların vasıtasıyla iş takibi yapabileceğini söyleyerek katılana güven telkin edip çeşitli zamanlarda ve çeşitli bahanelerle ondan haksız kazanç elde eden sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, katılandan çeşitli vaatlerle değişik zamanlarda birden fazla kez para alıp haksız yarar sağladığı halde hakkında TCK’nın 43.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirtilen eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünde uygulanacak kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322 maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün, ilgili kısmına ”5237 sayılı TCK’nun 158/2. maddesi delaletiyle 158/1-son maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.