YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20718
KARAR NO : 2013/5233
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İnşaat işçisi olduğu halde müştekiye belediyede çalıştığını söyleyen sanığın, “seni askeriyeye işe sokacağım'” diyerek müştekiden 1.500 TL para aldıktan sonra müştekiyi oyalayarak ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda,eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş,
5237 sayılı TCK’nın 168.maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanağı bulunan dolandırıcılık suçundan tayin olunan hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nun 51/2 maddesi uyarınca müştekinin zararını karşılaması koşulu ile ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.