YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20730
KARAR NO : 2013/5242
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Gazetelerin ilan sayfasına aracı ile birlikte hukuk bürosunda çalıştırılacak erkek personel aradığına ilişkin ilan veren sanığın, ilan üzerine arayan müştekiye telefonda kendisini Av. … olarak tanıtıp çalışma koşullarında konuşup anlaştıktan sonra ertesi gün bir arkadaşının Kırıkkalede kaza yaptığını, onunla ilgilenmesi gerektiğini, birlikte çalışacakları için kendisine yardımcı olması gerektiğini söyleyerek müştekiyi Kırıkkale’ye çağırdığı, Kırıkkaleye gelen müşteki ile buluşup bir süre sohbet ettikten sonra arkadaşının Yüksek İhtisas Hastanesinde yattığını ve medikal malzeme için 400 TL gerektiğini söyleyip müştekiden 400 TL aldıktan sonra bu paranın yetmediğini söyleyerek petrol istasyonunda bekleyen bir arkadaşının 1.000 TL para göndereceğini söyleyip müştekiyi bu parayı getirmesi için gönderdikten sonra ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.