YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20775
KARAR NO : 2013/5098
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan … ile birlikte … Ltd. Şirketi’nin ortağı ve sorumlu müdürü olduğu, noterden tescil edilen 06.05.2005 tarihli karara göre, bankalarda yapılacak işlemlerde, çek keşide etme, ödeme, imza atma gibi işlerde ortakların müştereken yetkili kılındıkları, sanığın bu karara rağmen tek imza ile şirket adına bankalardan para çektiği, kredi ve teminat sözleşmeleri imzaladığı ve çek keşide ettiği, bu kapsamda şirket adına katılan …’dan almış olduğu malzeme karşılığında, … Koçbank Şubesi’ne ait 25.10.2006 keşide tarihli 24.000 TL bedelli çeki tek başına imzalayarak verdiği, katılan … ile sanığın şirket ortaklığını bitirmeye karar vererek aralarında 25.11.2006 tarihli bir protokol düzenledikleri, bu protokole göre sanığın tek imza ile yapılan işlemlerden … şirket borçlarının bir kısmını ödemeyi üstlendiği halde yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; … 4. Noterliği’nce 24.05.2006 tarihinde onaylanan, sanık ile katılan …’ın şirketi münferiden yetkili olarak 10 (on) yıl süre ile şirket müdürü olarak seçildiklerine ilişkin 24.05.2006 tarih ve 20 sayılı karara göre, sanığın suç tarihlerinde şirketi tek başına temsile yetkili şirket müdürü olduğu, böylece tek imza ile çek keşide etme yetkisinin bulunduğu ve çekin önceden doğmuş bir borç için verildiği anlaşılmakla, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.