Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20869 E. 2013/5128 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20869
KARAR NO : 2013/5128
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müştekiye ait petrol istasyonuna aracı ile giderek kendisini doktor olarak tanıttığı ve doktor … adına düzenlenmiş üzerinde kendisinin resmi yapıştırılmış olan özel personel kimlik kartını göstererek cüzdanının içinde bulanan para ve kredi kartları ile birlikte yolda çalındığını 50-60 TL’lik yakıta ihtiyacı olduğunu parasını İzmir’e varınca müştekinin hesabına havale ile göndereceğini söyleyerek müştekinin istasyonundan 50 TL’lik benzin aldığı istasyondan ayrılmak üzereyken kendisini daha önce tanıyan tanık Ahmet’in gelmesi üzerine panikleyerek aracına binip kaçtığı anlaşılmakla, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. madde ile, 01/01/2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunmayacağına ilişkin düzenleme karşısında; bu eksikliğin sonuca etkisinin bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.