Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20877 E. 2013/5267 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20877
KARAR NO : 2013/5267
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında dolandırıcılılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıkların, beyaz eşya dükkanı olan katılanın işyerine gelerek petrol istasyonu sahibi olduklarını söyledikleri, iki adet kombi alımı konusunda katılanla anlaştıkları, kombilerin benzinliğe getirilmesi halinde ücretini vereceklerini söyledikleri, bu şekilde kombilerin hazırlanarak arabaya konulduğu, arabaya aynı yerde çalışan tanık Lokman’ın da bindiği, tanığın yanına sanık …’in de bindiği, birlikte benzinliğin karşısına geldiklerinde durarak kombileri burada indirdikleri, başka bir kişinin arabaya bindiği, sanık …’in tanığa karşıdaki benzinliğe giderek buradan parasını alabileceğini söyleyerek ayrıldığı, tanığın da karşıya geçip gittiğinde hiç kimsenin olmadığını, yanındaki kişinin de yoldan binen birisi olduğunu anladığını olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.