YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20917
KARAR NO : 2013/5168
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların birlikte katılan …’nun işletmekte olduğu büfeye geldikleri, sanık …’ın araçtan inip, katılandan bir adet bira istediği, 50,00 TL yi gösterip elinde tuttuğu, katılanın para üstünü verip 50,00 TL’ yi istediğinde parayı verdiğini iddia etmesi üzerine katılanın elini açması için ısrarda bulunup sanığın avucunun içinde buruşuk vaziyette 50 TL’nı gördüğü, diğer sanığın da araçtan inerek bu işyerine gelip durumu sorduktan sonra olay yerinden uzaklaştıkları, daha sonra diğer katılana ait büfeye gittikleri, büfede bulunan tanık …’dan, sanık … elinde bulundurduğu 100,00 TL’ yi göstererek sigara istediği, tanık …’nın para üstünü hazırlarken sigara parasını bozuk para şeklinde verip, 100,00 TL’yi bozmasını istediği, 50 TL aldığında da 100,00 TL’yi uzatmadığı, tanığın ısrarı üzerine sanığın avucunun içinde sakladığı 100,00 TL’ yi vererek oradan ayrılıp diğer sanığın bulunduğu araca binerek uzaklaşması şeklindeki olaylarda, dolandırıcılığa teşebbüs suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin ve sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine , ancak ,
1-Suçtan sağlanan maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi halinde müsaderesi mümkün olup somut olayda dolandırıcılık suçlarının teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi uyarınca kazanç müsaderesine hükmolunması,
2-Sanığın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan mahkumiyet kararının 08/06/1997 tarihinde infaz edilmesi karşısında tekerrüre esas bulunmadığından sanık … hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanması ,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, “5237 Sayılı Yasanın 55/1. maddesi gereğince kazancın müsaderesine”ve “TCK’nun 58/6 maddesi gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.