Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20963 E. 2013/5345 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20963
KARAR NO : 2013/5345
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-) Sanık hakkında katılan …’e karşı eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde;
15/05/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-) Sanığın katılanlar …, …, … ve …’ne karşı eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 09/10/2005 tarihinde katılan …’ı arayarak 1620. TL lik tıbbi malzeme siparişi verdiği, ödemeyi banka yoluyla yapacağını söyleyerek sahte oluşturulan EFT belgesini fax yoluyla kendisine gönderince paranın ödendiğini düşünen katılanın malzemeleri, sanığın söylediği adrese bırakmasıyla sanığın buradan aldığı, 16/01/2006 tarihinde katılan …’ı arayıp 1500. TL lik malzeme almak istediğini ve bedelini banka havalesiyle göndereceğini söyleyip sahte oluşturulmuş EFT belgesini katılana fax yoluyla göndermesiyle paranın ödendiğini düşünen katılanın malzemeleri sanığa gönderdiği, katılan …’i 16/01/2006 günü arayıp 1.600 TL lik malzeme sipariş ettiği ödemeyi banka havalesiyle yapacağını bildirerek yine sahte oluşturulan EFT belgesini katılana fax ile gönderdiği katılanın şüphelenip hesaba baktığında paranın gelmediğini öğrenince malzemeleri sanığa vermediği, aynı şekilde 16/02/2006 günü katılan …’ı arayıp 1.250. TL lik sipariş verdiği, parayı ödedim diyerek sahte oluşturulmuş EFT belgesini fax ile katılana gönderdiği, katılanın durumdan şüphelenip polise bildirip, sanık buluşma yerine gelmeyince malzemelerin teslim edilmemesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın katılan …’a karşı eyleminden kurulan hükümde TCK’nın 62. maddesinin aynı yasanın 168. maddesinden önce uygulanması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni sayılmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, (2) no’lu hükümde adli para cezasının 75 gün yerine 5 gün, 62 gün yerine 4 gün, 20 gün yerine 1 gün ve 400. TL yerine 20 TL, “3) no’lu hükmümde, 81 gün yerine 5 gün, 67 gün yerine 4 gün ve 1.340 TL yerine 80. TL, (4) no’lu hükümde, 62 gün yerine 5 gün, 15 gün yerine 2 gün, 12 gün yerine 1 gün ve 240 TL yerine 20 TL, (5) no’lu hükümde, 80 gün yerine 5 gün, 20 gün yerine 2 gün, 17 gün yerine 1 gün ve 340 TL yerine 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/03/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.