YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21067
KARAR NO : 2013/5489
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar Yahya ve Atilla hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, önceden tanıdığı olan katılana İslahiye İlçesinde çok sayıda … altını olduğunu söyleyerek yanına çağırdığı, katılanın gelmesi üzerine buluşup bir eve gittikleri ve evde bulunan sanık … ile annesi olduğunu söyleyen Kör Ayşe lakaplı bir kadınla görüştükleri, katılanın altınları görmek istemesi üzerine sanık …’nın altınların Hacı lakaplı diğer sanık …’de olduğunu söylediği ve Sanık …’nın yanında bulunan 15-20 adet … altını gösterdikleri, katılanın altınları inceleyip gerçek olduğuna inanması üzerine sanık …’nın altınları geri götürdüğü ve altınların tamamını Hacı lakaplı sanık …’in getireceğini söylediği, bir müddet sonra sanık …’in diğer sanıklarla birlikte katılanın yanına geldiği ve kaparo olarak 50-60 bin TL istediği, katılanın üzerine 19.000 TL olduğunu söylediği ve parayı çıkararak Sanık …’e verdiği, sanıkların katılana altınları getireceklerini söyleyerek ortadan kayboldukları sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas ilamı bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması sanıklar hakkında temel ceza gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılarak verildiği halde Adli Para Cezasının alt sınırdan verilmesi aleyhe temyize konu yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiileri ve sanık …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elektronik ortamda (UYAP) mernisten alınan 22/03/2013 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 07/07/2011 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.