YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21080
KARAR NO : 2013/2041
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi 20.05.2005 olarak gösterilmiş ise de; suç tarihinin katılan tarafından 5.000 TL’nin sanığa verildiği 16.06.2005 tarihi olduğu ve hatanın mahallinde düzeltilebileceği tespit edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, sanığın da hissedarı olduğu, tanık … tarafından satış hususunda gazeteye ilan verilen taşınmaza talip olduğu ve yapılan görüşme sonucunda müştekinin taşınmazı 20.000 YTL’ye alma hususunda sanık adına hareket edenlerle anlaştığı, satış bedelinin 5.000 YTL kısmını peşinat olarak verip bakiye parayı 15.06.2005 tarihinde ödeyip bu tarihte de taşınmazın tapusunu kendi üzerine alma hususunda anlaştıkları ancak belirtilen tarihte katılanın parayı ödeyemediği, bunun üzerine sanığın müştekiye Ağustos ayına kadar parayı ödemesi, aksi takdirde taşınmazı başka bir şahsa satabileceğini söylediği ve paraya ihtiyacı olduğundan 5.000-YTL daha katılandan para aldığı katılanın yine parayı tamamlayamaması üzerine taşınmazın başka bir şahsa satıldığı olayda mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluşmadığı, olayın hukuki ihtilaf konusu olduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.