Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21086 E. 2013/5535 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21086
KARAR NO : 2013/5535
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; seyyar olarak odun satan sanıkların, şikayetçiyle 1 ton odun karşılığında 100 TL’ye anlaştıkları, bir küfe odunu tartarak 95 kg geldiğini söyleyip 11 adet küfeyi odunluğa boşalttıkları, sanıkların gitmesinden sonra odunluğa giren şikayetçinin yaklaşık 200 kg odun olduğunu görmesi üzerine şikayette bulunduğu, polislerce yakalanan sanıkların toplamda 167 kg odun bıraktıklarının tespit edildiği sabit olmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
26.09.2005 tarihli kolluk tutanağına göre; sanıkların polis memurlarınca yakalanması üzerine sanık …’dan ele geçirilen 2 adet 50 TL’nin Cumhuriyet Savcısının talimatıyla şikayetçiye iade edildiği anlaşılmakla, şikayetçinin zararını giderme konusunda bizzat etkin pişmanlık göstermeyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1 maddesi uyarınca etkin pişmalık hükümleri uygulanamayacağından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmiş olup aynı zamanda tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık … hakkında TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması ve aynı yasanın 51.maddesi uyarınca cezanın ertelenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”, “100 gün ” ve “2000 YTL” (100 gün X 20 TL = 2000 YTL) adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılaak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve (4 gün X 20 TL = 80 TL) “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
b-Sabıkasız olan sanıklar hakkında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.