Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21137 E. 2013/5635 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21137
KARAR NO : 2013/5635
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Katılan şirketin pazarlama elemanı olarak görev yapan sanığın, muhtelif tarihlerde sattığı bir kısım malın bedelini tahsil etmesine rağmen katılan şirkete vermeyerek güveni kötüye kullandığının iddia edildiği somut olayda;
1- Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’un 308/7 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi,
2-İddianameye konu edilen satımlara ait katılan şirket ve satım yapıldığı iddia edilen şirketin defter ve belgeleri üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılıp sanığın müşterilere ne kadar mal verdiği, karşılığında ne kadar ödeme yapıldığı tespit edilip, sanığın savunmalarında belirttiği birikmiş prim alacağı miktarı da hesaplanıp, sanığın uhdesinde kalan miktara göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Sanığın savunmasında koğuşturma başlamadan önce kendisine katılan şirkete 5000 TL ödeme yaptığını ve her ay düzenli olarak şirketin hesabına para gönderdiğini belirttiği, yapılan 5000 TL’lik ödeminin katılan tarafından da kabul edildiği anlaşılmakla, sanık tarafından katılana ne kadar ödeme yapıldığı tespit edilip, sonucuna göre sanık hakkında TCK 168/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.