Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21160 E. 2013/5618 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21160
KARAR NO : 2013/5618
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kovuşturma evresinde katılma talebinde bulunan ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan müşteki vekilinin dilekçesi katılma talebi olarak kabul edilerek 5271 Sayılı CMK’nun 237/2 maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’nin … Ltd. Şirketinin ortaklarından olduğu, diğer hissedarlarla arasında anlaşmazlık bulunduğu sanık ve babası …’nin 2007 yılı Ağustos ayında şirketin bir mağazasına el koydukları vebu dönemde 2000 TL tutarında avize montajı yaptıkları, mağazadan satış yaptıkları halde elde edilen gelirleri şirket kayıtlarına aktarmayıp, uhdelerinde tuttukları belirterek açılan davada,
Tanıklar …, … ve …’in sanık …’nin elinde demir boru ve yanında … ile mağazaya geldiği hakaret ve tehdit içeren sözler söyledikten sonra işçiler tarafından dışarı çıkartıldığını belirttikleri sanıkların şirkete el koyduklarını belirtir bir ifadeleri bulunmadığı, şirket envanterine kayıtlı iken kayıt dışı olarak sanıklar tarafından satılmış ve montajlanmış herhangibir mala ilişkin somut beyan ve belge bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmadığı sanıklar ve katılan arasında hukuki ihtilaf sözkonusu olduğu gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.