Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21167 E. 2013/5386 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21167
KARAR NO : 2013/5386
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’in, kendi sevk ve idaresindeki … (…) plaka sayılı araçla, Bartın’dan, Karabük’e doğru seyir halindeyken Kurtköy Shell benzin istasyonuna 40 metre kala tanık olarak beyanı alınan …’ye ait büyükbaş hayvanın aniden yola çıkması nedeniyle aracının ön kısmı ile hayvana çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ehliyetinin olmaması nedeniyle kazayı aralarındaki anlaşma gereğince sanık …’nın üstlendiği ve trafik kazası tespit tutanağının … adına tutulduğu, akabinde kasko şirketinden yapılan kaza nedeniyle sigorta bedelinin talep edildiği ve şirketçe ödemenin yapıldığının iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesine rağmen, hak yoksunluğu uygulamasında, cezası ertelenen kişiler açısından öngörülen, TCK.nın 53/3 maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki vesayet ve kayyımlığa ilişkin sınırlayıcı hükmün dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkranın “c” bendinin uygulanmasına ilişkin kısımların tamamen çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’in ehliyetsiz araç kullanması üzerine kaza yaptığı, kaza tespit tutanağının sanık …’nın üzerine tutulduğu sırada olay yerinde olmadığı, tutanağın tutulmasından sonra ise, araç sahibi olan sanık …’nın sigorta şirketine başvurduğu, sanık …’in bu yönde herhangi bir talebinin bulunmadığı, kaza yapmaktan öte herhangi bir davranışının olmadığı ve mahkumiyetine yeterli kanaat oluşturur delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.