Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21249 E. 2013/5422 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21249
KARAR NO : 2013/5422
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın evini satılığa çıkaran müşteki … ile evi satın alma konusunda anlaştıkları, müşteki … ve katılan … ile buluştukları, kızını alıp bankaya gitmek için katılanı evinin olduğunu söylediği yere götürdüğü, katılan araçta beklerken sanığın eve gittiği, bir süre sonra geri dönüp evde hasta olduğunu acil para bırakması gerektiğini zaman kaybetmemek için bankadan çektiğinde vereceğini söyleyip katılandan para aldığı, ancak geri dönmediği, aynı gün katılan …’i su tesisatı yaptıracağından bahisle çağırdığı, katılan …’in sanığın söylediği adrese gittiği, cami önünde bekleyen sanığın eve para bırakması gerektiğini Euro bozduracağını zaman kaybetmemeleri için üzerinde varsa vermesini katılan …’ten istediği, katılan …’in 50 TL’yi sanığa verdiği, sanığın parayı eve bırakmak için ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği şeklinde gerçekleşen her iki olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tekerrür koşulları oluştuğundan tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.