YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21324
KARAR NO : 2013/5385
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, 18.01.2006 tarihinde katılan …’in tuhafiye dükkanına gidip, kendisini … olarak tanıtarak 360,00 TL. tutarında eşya aldığı ve katılana Karaman 1471 ada 3/b blokta oturduğunu ve paranın bir kısmını pazartesi günü, diğer bölümünü ise ondan sonraki hafta getireceğini söyleyerek … plakalı aracıyla dükkandan ayrıldığı ve bir daha geri gelmediği, yapılan araştırmalarda sanığın söylediği adreste ikamet etmediği ve ismini yanlış bildirdiğinin anlaşıldığı, yine sanığın, 22.06.2005 günü, katılan …’nın evine giderek, sünnet yaptıracağını, kendisini komşu köyden bir arkadaşının gönderdiğini söyleyerek katılandan 2400 TL’ye bir adet dana satın aldığı, 400 TL.sini peşin verdikten sonra geri kalan için yasal unsurları eksik ve üzerinde oturmadığı bir adresin yazılı olduğu senedi imzalayıp verdiği, satın aldığı danayı aynı gün bir başka şahsa 1800 TL.ye sattığı, daha sonra da izini kaybettirdiği anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.