YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21325
KARAR NO : 2013/5384
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın, katılan …’ın şube müdürü olarak çalıştığı Akbank … şubesine giderek, katılan banka müdürüne kendisini komiser müdür yardımcısı olarak tanıttıktan sonra, 320.000 TL’ye ev sattığını, bu parayı bankaya yatırmak istediğini, parayı ailesinin getireceğini, ancak yatırmadan önce ailesinden habersiz olarak o paradan 8000 Euro alması gerektiğini, bu nedenle paranın hazır edilmesini istediği, o sırada mali şubeden İbrahim isminde birisini beklediklerinden, katılanın sanığa “sizi İbrahim bey mi gönderdi” diye sorması üzerine sanığın, İbrahim beyin daha sonra geleceğini belirterek bankalarıyla ilgili övgülü sözlerle konuştuğu, bu şekilde katılan üzerinde güven oluşturduktan sonra, paranın gelmesini beklerken istediği 8000 Euro’nun hazır edilmesi amacıyla sanığın alınan kimliği üzerinde banka görevlilerince yapılan incelemelerde, benzer eylemleri dolayısıyla aranan şahıslardan olduğunun tespit edilmesi üzerine görevlilerce yakalandığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.