YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21361
KARAR NO : 2013/5550
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Konfeksiyon işi ile uğraşan katılan şirketin, sanığın yetkilisi olduğu … Tekstil isimli firmaya 1518 adet tişörtü ütü ve paketleme işlemlerinin yapılması için teslim ettiği halde, sanığın iş bitiminde katılan şirkete 1398 adet tişört iade ettiği ve 120 adet tişörtün eksik olduğu iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
Sanığın, tişörtleri katılan firmadan teslim alırken çuvallar halinde saymadan teslim aldıklarını ve 24.12.2005 tarihli sevk irsaliyesi üzerine “sayılmak üzere sevk alındı” şeklinde bir ibare yazarak imzaladığını, yarım saat sonra tişörtleri saydıklarında eksik çıkması üzerine katılan şirkette imalat müdürü olan … isimli şahsa eksikliği bildirdiğini, onun da tişörtlerin dikimhane veya yıkamada kalmış olabileceğini, işi bitirip mevcut haliyle teslim etmesini söylediğini beyan etmesi ve dosya arasında bulunan 24.12.2005 tarihli sevk irsaliyesi örneğinin incelenmesinde, sanığın imzasının üstünde “sayılmak üzere sevk alındı” ibaresinin bulunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, katılan şirkette imalat müdürü olarak çalıştığı beyan edilen … isimli şahsın tanık olarak beyanlarına başvurulup, sanığın savunmaları doğrultusunda ifadesi alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesine göre denetim süresi uygulaması sırasında, gerekçe gösterilmeden en üst sınırdan denetim süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.