YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21391
KARAR NO : 2013/5502
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … A.Ş’de satın alma müdürü olarak görev yapan sanık …’ın, … Ltd. Şti. sahibi … ile anlaşarak, matbaacılıkla ilgili iş ve hizmet alımına ilişkin Format Matbaacılık şirketinin verdiği fiyatın piyasa değerinin çok üstende olmasına rağmen diğer tedarikçi firmalardan iş ve hizmetlerin piyasa değerinin çok üstünde fahiş fiyatla teklifler alıp Format Matbaacılık şirketinin teklifini makul seviyede gösterek anlaşma sağlamak suretiyle katılan şirket zararına haksız menfaat temin ettikleri iddia olunan somut olayda; serbest piyasa koşullarında herhangi bir mal veya hizmetin kalitesine göre değişik fiyatlarla alınıp satılabilmesinin mümkün olduğu, Format Matbaacılık şirketinin de diğer tedarikçi şirketlerin gösterdiği fiyatlardan yüksek fiyat teklif ettiği, buna rağmen katılan şirket tarafından Format Matbaacılık şirketiyle anlaşma sağlandığı, katılan şirketin söz konusu şirketle sanık …’ın çalıştığı dönemden önce de uzun yıllar çalıştığı, ayrıca satın alma müdürü olarak görev yapan sanık …’ın firmalardan sadece fiyat teklifi aldığı, hangi firmayla anlaşma sağlanacağı hususunda yetkili olmadığı, bu yetkinin finans müdürüne ait olduğu; sanık …’nin eylemi ise, katılan şirket tarafından alınmak istenen mal veya hizmete fiyat teklif etmekten ibaret olduğu, katılan şirket tarafından hangi firmayla anlaşma sağlanacağı hususunda sanık …’nin herhangi bir müdahalesinden söz edilemeyeceği gibi, sanık …’ın da bu konuda tavsiyede bulunmaktan başka herhangi bir yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin tamamen finans müdürü ve yönetim kuruluna ait olduğu, sanıklar arasında ticari hayatın teamüllerine aykırı şekilde önceden teklif edilecek fiyatlar konusunda anlaşma sağlanmış olsa bile, bu eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturabilecek nitelikte hileli hareket olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, mahkemece verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.