YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21392
KARAR NO : 2013/5486
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nün müşteki …’i cep telefonundan arayarak kendisini Beşiktaş Devlet Güvenlik Mahkemesinde görevli Cumhuriyet Savcısı Oğuz olarak tanıtıp arkadaşı …’nın Şişli Emniyetinde gözaltında bulunduğunu, savcılık aşamasında yardım ederek kurtaracağını beyan edip 2000 TL para istediği, ve müştekiden bu parayı İstanbul 3.Noterliğinin kapısı önüne bırakmasını istediği, müştekinin de sanığın belirttiği şekilde 2000 TL parayı zarf içerisinde İstanbul 3.Noterliğinin kapısının önüne bıraktığı, zarfı noter çalışanlarının farketmesi üzerine sanığın yakalandığı olayda; sanığa atılı eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın kendisini İstanbul DGM Savcısı Oğuz olarak tanıtması eyleminde, Cumhuriyet Savcısının açıkça ad ve soyadını kullanmaması karşısında, basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.03.2013 Tarihinde oybirliğiyle karar verildi.