YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21402
KARAR NO : 2013/5499
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın evlenmek isteyen ve bu amaçla Zonguldak Devrek’e gelen katılan …’u, kararı temyiz etmeyen diğer sanık … ile evinde tanıştırdığı, karşılığında kendisinden 1000 TL para aldığı, …’in isteği üzerine katılan tarafından …’e bir takım ziynet eşyalarının alındığı, daha sonra da … ile katılan …’in, katılana ait olan ve Tuğrul Köyü’nde bulunan eve gittikleri, bu evde bir gece kaldıktan sonra ertesi gün sanık … ile katılan …’in Ankara’ya gittikleri ve sanık …’in Ankara Terminali’nde telefon etmek bahanesiyle, katılanın yanından ayrılarak kaçtığı, bu durumun tanık …’ın beyanından açıkça anlaşıldığı, yine … ve Bayram’ın hem dosya kapsamıyla hem de birbirleriyle örtüşmeyen çelişkili beyanlarda bulundukları ve ayrıca olay tarihinde …’in boşanmış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kararı temyiz etmeyen sanık … ve sanık …’ın fikir ve eylem birliği içinde evlenme konusunda hileli davranışlarda bulunarak katılanı aldattığı ve bu yolla katılanın zararına olarak kendi yararlarına maddi menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.