YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21461
KARAR NO : 2013/6815
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kuullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Serbest muhasebeci olarak çalışan sanığın, katılanlar tarafından işletilen … Basım Reklam ve Danışmanlık Hizmetleri şirketinin muhasebecisi olduğu, Vergi Dairesine yatırmak için şirket yetkililerinden 2005 yılı ağustos ayında 2.700 TL, aynı yılın kasım ayında 5.900 TL para aldığı halde bu paraları Vergi Dairesine yatırmayarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanığın, aşamalarda değişmeyen ifadesinde, mükelleflerin vergi borcunu yatırma görevlerinin bulunmaması nedeniyle, katılanlardan belirtilen miktarlarda para almadığını iddia etmesi karşısında, sanığa bu şekilde para verilmesine dair bir uygulama bulunup bulunmadığı ile sanık tarafından daha önce vergi borcunun yatırılıp yatırılmadığı hususlarının araştırılması, ilgili şirket kayıtlarının tamamının getirtilmesi, serbest muhasebeci olan sanığın, katılanlarla olan ilişkisine dair bilgi ve belgeler ve ilgili vergi dairesindeki kayıtların da birer suretinin getirtilmesi, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından dosyanın bilirkişi kuruluna tevdiinin sağlanarak, sanığa teslim edilen paranın miktarı ve bu paraların vergi dairesine yatırılıp yatırlamadığının kesin olarak tespit edilip alınacak rapora göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; sanığın 5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
3-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.