Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21485 E. 2013/5611 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21485
KARAR NO : 2013/5611
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içinde dava açılması olanaklı görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini Özcan Çevik olarak tanıtıp,bu kişi adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ederek, müşteki Ünal’ın büro müdürü olduğu … otelde 4 gün kalıp 682,74 TL’lik otel borcunu ödemeden ayrıldığı yine aynı şekilde kendisini Özcan Çevik olarak tanıtarak katılan …’in mesul müdür olduğu … içinde bulunan Rent A Car’dan araç kiralayıp, kiralama ücretini ödemeden kaçtığı şeklindeki eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin olunmasına karşılık adli para cezası belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümlerde hapis cezası yanında verilen ”5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, maddeleri gereğince 1,666 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62. madde gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküklerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.