YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21496
KARAR NO : 2013/5661
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli emanetin 2008/4903 sırasında kayıtlı eşya hakkında mahkemesince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Okas Asansör Ltd’yi (tescil tarihi:17.07.2006) temsil ve ilzama yetkili, şirket dışından (ortak olmayan) müdürü olan sanık … ile şirketin kuruluşundan sonra (19.08.2006) evlendiği şirket ortağı – eşi sanık …’ın, şirkete %5 pay ile kuruluş aşamasında ortak olan katılan arasında şirket kuruluşu öncesi veya sonrasında vukubulan ilişki ortamında; şirket kuruluşu öncesi, sanık …’ın kefili olduğu katılan adına bankadan alınan kredi ile katılan adına 16.05.2006 tarihinde rehinli olarak tescil olunan fiilen sanıkların elinde–kullanımında bulunan suça konu 35 NH 584 plakalı aracın, kredi borcunun bir kısmını belli bir tarihden sonra ödenmemesi üzerine, katılanın 24.12.2007 tarihde noterden keşide ettiği ihtarname ile kendisine iade-teslimini istemesine rağmen, sanıklar tarafından “aracın kendilerine ait olduğu savı ile” iade edilmemesi, ve yukarıda zünvanı kısaca belirtilen şirkete ait demirbaş eşyaların şirketin adresini terketmesiyle, ortak- katılanın bilgisi–rızası olmaksızın elden çıkarılması-götürülmesi, eylemlerinin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağının iddia olunduğu somut olayda; sanıkların savunmaları ve dosyaya sundukları banka dekontları gibi bazı belgeler, 21.06.2006 tarihli taahhütname ile tüm dosya kapsamı nazara
alındığında sanıklara yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelik taşıdığını takdir ederek “beraat” kararı veren mahkemenin usul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin suçun oluştuğuna eksik inceleme ve soruşturma yapıldığına delil taktiğinde hata yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin ONANMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.