Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21535 E. 2013/5662 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21535
KARAR NO : 2013/5662
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-“Zincirleme nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme özel belgede sahtecilik” suçlarından sanık … hakkında verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıklardan Mustafa’nın diğer sanık annesi … ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, Doğrudan Gelir Desteği Ödemeleri Yapılmasına ilişkin tebliğler çerçevesinde İlçe Tarım Müdürlüğüne 09.06.2003, 04.06.2004 ve 06.06.2005 tarih ve sırasıyla 130,61,24 nolu dosyalarla yapılan müracaatlarla, tarımsal faaliyette bulunulduğu beyan edilen 8 nolu parsel hariç, kendilerinin de ortak olduğu iki parsel için 8 nolu parsel sahibi mağdur … ve diğer iki parsel ortakları olan kardeşlerinin bilgi ve rızaları dışında “kira sözleşmeleri” ve “muvafakatnameleri” imzalayıp kullanarak “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme özel belgede sahtecilik” suçlarını işlediği iddia edilen somut olayda;
Sanığın, beyan edilen 6,8,23. parsel malik veya ortaklarının bilgisi dahilinde kira sözleşmelerini veya muvafakatnameleri imzalayıp başvuru dosyalarına intikalini sağladığı, suç kastının bulunmadığı bu nedenle atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçların sabit olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-“Zincirleme nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme özel belgede sahtecilik” suçlarından sanık … hakkında verilen “beraat” kararlarına yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 27.07.2008 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen 20.10.2010 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanmasın gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.