YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21538
KARAR NO : 2013/5806
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Sanık … ‘ün stok sorumlusu olarak çalıştığı katılana ait şirkette, değişik zamanlarda stoklardaki kontörleri görevinin verdiği kolaylıktan dolayı alıp, sanıklar … ve …’ın yardımlarıyla piyasaya değerinden düşük fiyata satarak, sanıkların güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
1-Sanıklar … ve …’ın beraatlerine dair karara karşı katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … ‘ün mahkumiyetine dair karara karşı katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dava konusu kontürlerin dispiritör firma tarafından sanığa teslim edildiği ve sonrasında kayıtlara girdiği anlaşılmakla, bilirkişi tarafından dispiritör firma kayıtları ve sanığın kullandığı bilgisayar ile şirkete ait defter ve belgeler 2 muhasebeci bilirkişi ve 1 bilgisayar mühendisi bilirkişi’nin bulunduğu heyet tarafından incelenip, dava konusu usulsüzlüğün sanık tarafından gerçekleştirildiği hususunun kesin olarak tespit edilip edilemeyeceği, kayıtlara müdahale imkanının bulunup bulunmadığı, sanığın Nisan 2006 ile Haziran 2006 tarihleri arasında katılanın işyerinde çalışmadığına ilişkin savunması araştırılıp, sanık ayrıldığında stok sayımı yapmış ise buna ilişkin belgenin getirtilerek, bir usulsüzlük saptanıp saptanmadığı gerektiğinde belgede isim ve imzası bulunanlar da dinlenip tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.