Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21545 E. 2013/5769 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21545
KARAR NO : 2013/5769
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın ait … plaka sayılı otobüsü satmak amacıyla İstanbul Yenibosna Çobançeşme otopazarına götürdüğü, sanığın burada katılanın yanına gelerek otobüse müşteri olduğu, katılanın sanık ve onun yanında gelen şahıslarla 52.500 TL’ye anlaştıkları, sanığın 50 TL kapora verdiği, daha önceden kararlaştırdıkları şekilde 17/04/2006 tarihinde sanık ve yanındaki şahıslarla beraber katılanın buluştukları, otobüsün satıştaki vergi borcu için sanık ile katılan …’nin vergi dairesine gittikleri, bu arada sanığın katılanı vergi işlerini kendi arkadaşlarının halledeceği hususunda ikna ederek vergi borcu yönünden işlemler devam ederken otobüsün satış vekaletini istediği, katılanı Büyükçekmece 3. Noterliğine götürdüğü, burada katılandan satış vekaleti aldığı, vergi dairesinde işlemlerin uzadığı, evrakların sanıkta kaldığı, daha sonra katılanın sanığa telefon ederek evrakları istediği, sanığın da vekaletten bir örneğini katılana verdiği, bu olaydan iki gün sonra katılanın aracı Kadıköy Küçükbakkalköy Ziraat Bankası önüne getirdiği, bu arada sanığın katılanla yemek yeyip güven sağladığı, yemek sırasında otobüsün park yerinin iyi olmadığını, yemek yerken arkadaşlarından birinin aracı amcasına göstereceğini beyan ederek aracın anahtarını katılandan istediği, sanığa güvenen katılanın de aracı verdiği, ardından sanığın da bir bahane ile katılanın yanından ayrıldığı olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.