YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21565
KARAR NO : 2013/5468
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın … Ltd. Şti.’ni temsile ve imzaya yetkisi bulunmadığı halde bu şirkete ait çeklerden … seri no lu olan çek yaprağını 20.07.2007 tarihinde 15.000 YTL bedelli ve hamiline olarak düzenleyip keşideci yerine imzaladıktan sonra, çek arkasına da isim ve soy ismini yazmak suretiyle ciro ederek yaptığı alışveriş karşılığında katılana verdiği, çekin ilgili banka şubesine ibraz ettiğinde karşılığının bulunmadığı ve sanığın da borcunu ödemediği olayda, eyleminin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan alt sınırdan temel ceza belirlenmesine karşın benzer gerekçelerle resmi belgede sahtecilik suçundan alt sınırdan ayrılmak suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.